B grubunun açık ara favorisi kadrosu hücum açısından yıldızlarla dolu Arjantin. Diego Maradona'nın yönetimi altında ki "Mahallenin Kötü Çocukları", uzun zamandır, hatta 1990 İtalya'dan beri potansiyellerine bir türlü ulaşamadılar. Kadrosunda Messi, Agüero, Javier Mascherano , Esteban Cambiasso, Juan Veron, Maxi Rodriguez, Diego Milito, Carlos Tevez gibi isimleri bulunduran "La Celeste"nin Afrika yolunda ki macerası, beklenenin ve olması gerekenin aksine oldukça zorlu geçti. Peru karşısında Martin Palermo'nun ayağından gelen gol ve Uruguay deplasmanında ki yoğun stres altında ki maçı kazanıp 28 puanla kolay sayılabilecek Güney Amerika grubundan ancak 4. olarak çıkabildiler. Yine de Diego bütün bunların üstüne, kendi zaferini oldukça epik bir şekilde anlattı. Bu organizasyonun tarihine ismini altın harflerle yazdıran Tangocuların hocası Maradona zaferin nasıl geleceğini şu sözlerle anlatıyor; "Bir adamın Dünya Kupası'nı öpmesi kadar güzel bir duygu yoktur ve bunu yapabilmesi için fedakarlık dolu 30 gün geçirmesi gerekli. Bu başarı bulutlara dokunmak gibi. İki kez Dünya Kupası'nda oynadım ve bunun nasıl yapmamız gerektiğini biliyorum." Benim gibi Arjantinseverlerin de Maradona'ya yürekten inanmak istediğini ama bunun pek de mümkün olduğunu düşünmüyorum. Rakiplerine bakarsak oldukça geride duran Arjantin'in defans hattı pek etkileyici olmasa da hücumu gerçekten göz alıcı isimlerle dolu. Eğer, gerekli dengeyi kurarlarsa onları çok daha ileride görebiliriz. Kore/Japonya'da ki performanslarının üstüne Almanya'da güzel başlayıp, Berlin'de Almanya karşısında penaltılarla şanssız bir şekilde yolculuklarını kısa kesmek zorunda kalmışlardı. Grupta 3 maçı da rahat kazanması gereken Arjantin'in konu potansiyeli kullanmak olunca onlara güvenmek gerçekten imkansız.Grubun otoriteler tarafından ikinci çıkması beklenen ekibi ise beklenenin aksine King Otto'nun takımı değil, Shaibu Amodu ve yardımcı direktörü Tommy Soderberg'in Super Kartalları. Kadrosunda Avrupa'nın önemli takımlarında oynayan ve takımları
Grupta şansı Nijerya'dan biraz daha az olan King Otto Rehhagel'in Yunanistan'ı tüm dünyayı şaşırtarak 2004'te Avrupa Şampiyonası'nı alalı 6 sene oldu ve kendilerini tekrar ispat etmeleri gerek. Yunanların büyük bir istekle bekledikleri istikrar ise Portekiz 04'ten sonra göreceli olarak gelmedi. Yine de başarısız 2008 Avrupa Şampiyonası, 2004'te gelen başarıdan sonra kimseyi tatmin etmedi. Zaten agresif bir savunma ve duran toplardan başka stratejisi olmayan Yunanistan'ı çözmek kimse için uzun sürmedi. Şimdi King Otto'nun en azından gruptan çıkarmayı başarması gerekiyor. Sonrası şimdilik düşünmeleri gereken konu değil. Kadrosunda ki kozları önemli derecede yaşlanmış olan Yunanların elinde yine de güvenebilecekleri isimler var. İlerleyen yaşlarına rağmen Basinas, Karagounis, Charisteas ve elemelerin en çok gol atan oyuncusu olan Theofanis Gekas, kendini daha üst bir seviyede deneyen ve Liverpool'da şans bulan Kyrgiakos. Yine de konu Rehhagel'in takımları olunca isimler değil beraber ne kadar iyi oynadıkları önemli oluyor.
Grubun son sırasında olması beklenen ve sürpriz arayan Güney Kore'nin başında önemli isimlerin arkasında çalışmış olan Huh Jung-Moo var. Advocaat ve Guus Hiddink'ten öğrendiklerini yansıtmaya çalışan HJ Moo'nun en güvendiği Taeguk Savaşçısı hiç kuşkusuz Park Ji-Sung. Yine de Almanya ve İsviçre'de şansını iyi kullanamamış ve bu sene Monaco'da kendini ispatlamaya çalışan Park Chu-Young forvette başarılı bir fırsatçı. Daha önce söylediğimiz gibi Kore'nin bu Dünya Kupası'nda bir adım ileri gidebilmesi için onlar adına bütün gezegenlerin sıraya girip, futbol şansının, tanrının yanlarında olması gerek.Gelelim grup hakkında ki tahminlerimize;Arjantin 9 puan, Nijerya 2-6 puan, Yunanistan 1-4 puan, G.Kore 0-2 puan.
Grubun fikstürü ise;
